Huzurun Anlamı Nedir? Felsefi Bir Bakış Açısı Filozofların Gözünden Huzur Huzur, insanlık tarihinin en eski ve en tartışmalı kavramlarından biridir. Felsefi bir bakış açısıyla huzurun anlamını sormak, sadece dışsal bir durumdan öte, bireyin içsel dünyasında neyin varlık bulduğunu anlamak için de önemlidir. Platon’un Devlet adlı eserinde, adaletin huzuru doğurduğundan söz etmesi, Stoacılardan Epiktetos’un huzuru içsel bir dinginlik olarak tanımlaması, hatta Zen filozoflarının “sükunet içinde olmak” anlayışına kadar, huzurun tanımı zamanla çok farklı biçimlere bürünmüştür. Peki, huzur nedir? Felsefi bir kavram olarak huzuru, etik, epistemoloji ve ontoloji bağlamlarında nasıl tartışabiliriz? Bu yazı, huzuru bu üç perspektiften derinlemesine sorgulamak için bir yolculuğa…
10 YorumEtiket: bir
Hamile Kıyafetleri Nasıl Olmalı? Toplumsal Normlar, Cinsiyet Rolleri ve Kültürel Pratikler Çerçevesinde Bir Analiz Toplumsal yapılar, bireylerin düşünme biçimlerini, davranışlarını ve kıyafet seçimlerini şekillendirir. Özellikle hamilelik gibi derin bir toplumsal deneyim, bu yapıları daha belirgin hale getirir. Bir araştırmacı olarak, toplumun hamilelik üzerine nasıl düşündüğünü ve bu düşüncelerin kadınların kıyafetlerine nasıl yansıdığını incelemek, aslında çok daha geniş bir sosyolojik soruyu gündeme getirmektedir: Kıyafet, toplumsal normlar ve cinsiyet rolleriyle nasıl etkileşim halindedir? Kadın ve erkek rollerinin, hamilelik döneminde nasıl yeniden şekillendiğini anlamak için öncelikle cinsiyetin, işlevsel ve ilişkisel bağlamdaki yerini sorgulamak gereklidir. Cinsiyet Rolleri ve Toplumsal Normlar: Hamileliğin Toplumsal Yansıması Hamilelik,…
14 YorumHaşa Huzurdan Ne Anlama Gelir? Bir Hikâye Üzerinden Anlamak Bazen bir kelime, hayatınızda önemli bir dönüm noktasını simgeler. Bazen bir kavram, yalnızca bir anlam taşımaz; kalbinizde derin izler bırakır. Bugün, sizlere “huzur”dan ne anladığımı bir hikâye ile anlatmak istiyorum. Belki de, hepimiz için huzurun farklı anlamlar taşıdığı bu dünyada, bu hikâye size de bir şeyler fısıldar. Bir zamanlar küçük bir köyde, Zeynep ve Hasan adında iki dost yaşardı. Zeynep, kalbinin derinliklerinde huzuru arayan, empatik bir kadındı. Dünyanın karmaşası içinde her zaman başkalarının hislerini anlamaya çalışır, bir başkasının gülümsemesi onun ruhunu okşardı. Hasan ise farklıydı; o, çözüm odaklı, stratejik bir adamdı.…
10 YorumHacet Duası Ne İşe Yarar? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Merhaba sevgili okuyucular, Bugün, çokça duyduğumuz ama belki de üzerinde pek durmadığımız bir dua hakkında konuşmak istiyorum: Hacet duası. Pek çoğumuz bir şekilde bu duayı duymuşuzdur. Ancak, bu dua ne işe yarar, gerçekten nasıl etkiler yaratır, farklı bakış açılarıyla bu konuyu ele almak, hepimizin içindeki merakı daha da artırabilir. Ben de hem kendi bakış açımı hem de farklı yaklaşımları sizinle paylaşmak istiyorum. Hacet duası, bazılarımız için bir şifa, bir çözüm aracı olabilirken, bazılarımız içinse manevi bir yolculuğun parçasıdır. Bu yazıda, erkeklerin veri odaklı ve objektif bakış açıları ile kadınların…
12 YorumGalat-ı Meşhur Nasıl Yazılır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Düşünce Siyaset bilimi, toplumsal ilişkilerdeki güç dinamiklerini anlamak, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla olan etkileşimlerini çözümlemek amacıyla önemli bir disiplindir. Her toplumsal düzen, iktidarın nasıl yapılandığı, kurumsal işleyişin ne şekilde kurulduğu ve vatandaşların bu yapıya nasıl dahil olduğu gibi temel sorulara yanıt arar. Ancak bu düzenin işleyişine dair doğru kabul edilen birçok kavram, zamanla yanlış anlaşılabilir ya da yanlış kullanılabilir. İşte tam da bu noktada, “galat-ı meşhur” kavramı devreye girer. Dilin yanlış kullanımı, sadece bir kelime hatasından ibaret değildir. Özellikle siyaset biliminde, bu…
14 YorumGazetecinin Amacı Nedir? Tarihsel Bir Bakış ve Günümüzdeki Akademik Tartışmalar Gazeteciliğin Evrimi ve Temel Amacı Gazetecilik, toplumların bilgiye erişim biçimlerini şekillendiren en önemli medya araçlarından biridir. Birçok insan için gazeteciler, toplumun aynasıdır; dünyadaki gelişmeleri, toplumsal sorunları ve bireysel hikayeleri aktaran, aynı zamanda kamuoyunun bilinçlenmesini sağlayan profesyonellerdir. Ancak gazetecinin amacı nedir? Bu soru, sadece gazetecilerin işlevsel rolünü anlamakla kalmaz, aynı zamanda medya ve toplum ilişkisini de derinlemesine incelememizi sağlar. Tarihin erken dönemlerinden itibaren gazeteciliğin amacı, toplumları bilgilendirmek, eğitmek ve kamusal alandaki gelişmeleri duyurmaktı. İlk gazeteler, genellikle hükümetin politikalarını, ticaretle ilgili haberleri ve toplumsal olayları halka sunuyordu. Ancak zamanla, gazeteciliğin işlevi çok…
8 YorumStandart Menü: Toplumsal Normlar, Cinsiyet Rolleri ve Kültürel Pratikler Üzerine Bir Analiz Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla nasıl etkileşime girdiğini anlamaya çalışırken, çoğu zaman günlük yaşamın sıradan detaylarında derin anlamlar bulabilirim. Her şeyin belki de en fazla görünen, ancak üzerinde yeterince durulmamış kısmı, insanların etkileşimlerinde belirginleşen normlardır. Bu normlar, toplumsal yaşamı şekillendiren, bireylerin kendilerini nasıl ifade ettiğini ve başkalarıyla nasıl ilişki kurduğunu belirleyen kurallardır. Bu yazıda, ‘standart menü’ kavramını toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler üzerinden inceleyecek ve toplumsal yapıların bireyler üzerindeki etkilerini tartışacağım. ‘Standart menü’ ifadesi, bir restoran veya kafe kültüründen pek çoğumuzun aşina…
14 YorumFiğ Dönüme Kaç Kg Atılır? Tarımda Öğrenmenin Gücü Eğitim, insanın dünyayı anlama ve etkileme biçimlerini değiştiren güçlü bir araçtır. Her yeni bilgi, bireyi sadece daha bilgili kılmakla kalmaz; aynı zamanda çevremizdeki dünyaya bakış açımızı da dönüştürür. Bu süreç, özellikle tarım gibi pratik bilgilerin kritik olduğu alanlarda daha da belirginleşir. Bu yazıda, fiğ ekimi gibi günlük yaşamda karşılaştığımız pratik soruların eğitim perspektifinden nasıl ele alınması gerektiğini tartışacağız. Sorunun basit bir “fiğ dönüme kaç kg atılır?” sorusu olmasına rağmen, aslında bu soru, eğitim, öğrenme teorileri ve pedagojik yöntemler açısından daha derin anlamlar taşır. Her gün karşılaştığımız pratik soruların arkasında yatan öğrenme süreçlerini…
12 YorumMerhaba sevgili okuyucular, zaman zaman dilin gizemli dünyasında kaybolur, kelimelerin kökenlerine inmeyi çok isterim. Bugün de tam böyle bir kelime üzerine derinlemesine düşünmek istiyorum: “Hasbihal”. Osmanlıca kökenli bu kelime, günümüz dilinde daha çok sohbet, muhabbet anlamında kullanılıyor. Ancak, “hasbihal”in kökeni ve anlamı hakkında farklı bakış açıları olduğunu fark ettim. Hadi gelin, bu kelimeye birkaç farklı gözle bakalım ve birlikte tartışalım. Hasbihal Ne Demek Osmanlıca? “Hasbihal” kelimesi, Osmanlıca’da “hâl” (durum, vaziyet) ve “has” (öz, özel) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Osmanlıca’daki anlamıyla “Hasbihal” tam olarak “özellikle, hal hatır sormak” ya da “gönül rahatlığıyla sohbet etmek” demektir. Türkçede ise genellikle bir sohbeti, karşılıklı dertleşmeyi…
6 YorumFilbahri Çiçeği Saksıda Yetişir Mi? Varlık, Sorumluluk ve Bilgi Arasında Bir Felsefi Sorgulama Filbahri çiçeği, bir doğa harikası olarak insanların ilgisini çeker. Renkli ve canlı yaprakları, doğanın zenginliğini ve estetiğini yansıtır. Ancak bu çiçeğin saksıda yetişip yetişmeyeceği sorusu, yalnızca bahçıvanlıkla ilgili bir pratik mesele değildir. Bu soru, aynı zamanda varoluşsal bir anlam taşıyan bir sorgulamadır. Saksıda bir filbahri çiçeği yetiştirilebiliyorsa, bu onun doğaya, köklerine ve büyüme süreçlerine olan bir sınırlandırma müdahalesi midir? Ya da, saksı sadece bir mecra değil, doğal çevrenin bir parçası olmanın başka bir yolunu mu temsil eder? İşte bu soruya filozof bakış açısıyla yaklaşırken, üç temel felsefi…
14 Yorum