İçeriğe geç

Horoz olmadan tavuk kuluçkaya yatar mı ?

Horoz Olmadan Tavuk Kuluçkaya Yatar mı?

Bugün sabah erkenden kalktım, Kayseri’nin soğuk ama berrak havasında balkonuma çıktım. Hani o, küçükken dedemin çiftliğinde gördüğüm tavuklar gibi… Ama bu sefer yanımda sadece ben ve mahallemizin birkaç serçesi vardı. İçimden kendi kendime sordum: “Horoz olmadan tavuk kuluçkaya yatar mı?” Garip bir soruydu belki ama kafamda dönüp duruyordu. Bir şekilde, hayatımda beklenmedik bir boşluğun simgesi gibi hissettirdi bana.

İlk Gözlem: Komşunun Tavuğu

Geçen hafta komşumun bahçesindeki tavuğu fark ettim. Tek başına, horoz yok. Benim günlük yürüyüşlerim sırasında hep oradaydı. Önce sadece izledim, utandım, sanki özel bir anını bozmak istememiş gibi. Ama günlerden bir gün cesaret ettim, yaklaştım. Tavuğun gözlerinde bir kararlılık vardı; kendi başına bir şey yapmaya hazır bir duruş. “Acaba horoz olmadan kuluçkaya yatabilir mi?” diye sordum yine. Tüylerini hafifçe kabarttı, yuvasına doğru kıvrıldı. İşte o an bir tuhaf bir heyecan sardı içimi, bir tür umut ama aynı zamanda hüzün de vardı. Belki de hayatta bazen beklediğimiz destek gelmese de, kendi başımıza yol almamız gerekiyor.

Küçük Bir Deneme

O gün akşamüstü, günlük defterime yazarken düşündüm; ben de kendi hayatımda hep başkalarının onayını bekledim, tıpkı horoz bekleyen bir tavuk gibi. Ama belki de kuluçkaya yatmak, yani bir şey üretmek, bir hayali gerçekleştirmek için aslında başkalarına ihtiyaç yok. Tavuğun tek başına yuvasında oturması bana bunu gösterdi. İçimde hem bir hayal kırıklığı hem de bir tatmin duygusu vardı; çünkü küçük bir mucizeyi gözlemlemiş gibi hissediyordum. Küçük şeylerde bile umut var, sadece görmek gerek.

Gece ve Sessizlik

Gece olunca, Kayseri’nin sokakları sessizleşti. Yalnız yürüdüm, telefonumu cebime soktum, sadece nefesime ve adımlarımın sesine odaklandım. Tavuğun yuvasını düşündüm. Belki de kuluçkaya yatması için horozun olması şart değil. Önemli olan niyet ve kararlılık. Ben de kendi içimde bir sınav veriyordum; sessizce, kimse görmeden bir şeyi başlatmak, cesaretle devam etmek… İçimde hem bir huzur hem de hafif bir endişe vardı. Bu karışık his, tavuğun sessiz duruşu ile birleşince bir tür duygusal denge oluşturdu.

Sabah ve İlk Işıklar

Ertesi sabah yine balkona çıktım. Ufukta güneş doğuyordu, ama serçe ve kuşlar dışında sessizlik vardı. Komşunun tavuğu hala yuvasındaydı, horoz yoktu. Ama öylesine sakin, öylesine kendinden emin duruyordu ki içim ısındı. İçimden “İşte, tek başına da yapabiliyor” dedim. Hayatta bazen beklentilerimizi karşılayacak bir “horoz” olmayabilir; destek gelmeyebilir, motivasyon eksik olabilir. Ama o sessiz tavuk bana, kendi yolumu çizmenin mümkün olduğunu gösterdi. Heyecanlandım, bir yandan gülümsedim, bir yandan kalbim hızla atıyordu. Kendime bir söz verdim: Bugün, kendi projeme başlamalıyım. Horoz yoksa da olur.

Hayal Kırıklıkları ve Öğrenilenler

Tabii ki bu süreç tamamen sorunsuz değildi. Kendi duygularım arasında gidip geldim; bazen tavuğun başarısız olacağını düşündüm, yumurtaları boşa çıkacak diye endişelendim. Hayat da böyle değil mi? Her deneme bir risk içerir. Ama tavuğun sessiz ama kararlı duruşu, hayal kırıklığını biraz olsun yumuşattı. İçimde bir güven oluştu; belki de denemek, yalnız da olsa önemliydi. O an, küçük bir hüzünle karışık bir umut hissettim. İşte tam da bu yüzden insan bazen kendi başına, sessizce ilerlemelidir.

Gelecek ve Umut

Bugün düşündüğümde, horoz olmadan tavuk kuluçkaya yatar mı sorusu artık sadece bir sorudan ibaret değil. Bu, cesaret, kararlılık ve kendi başına yol almanın bir metaforu haline geldi. Kayseri’nin serin sabahlarında bir tavuğun yalnız yuvasında oturması bana bir ders verdi: Hayatta bazen destek beklemeye gerek yok. Kendi niyetimiz, kendi azmimiz yeterli olabilir. İçimde bir heyecan var; belki önümüzdeki günlerde kendi küçük projelerimi başlatacağım. Tıpkı tek başına kuluçkaya yatan tavuk gibi.

Kapanış Duyguları

Bu hikâyeyi yazarken yine balkona çıktım, bir yandan günlük tutuyorum, bir yandan tavuğu izliyorum. İçimde karışık duygular var: bir parça hayal kırıklığı, bolca umut, biraz da heyecan. Ama en önemlisi, tavuğun sessiz ama kararlı duruşu bana cesaret verdi. Hayatta destek olmayabilir, horoz her zaman yanımızda olmayabilir. Ama kendi yolumuzu çizmek, kendi yumurtalarımızı kuluçkaya yatırmak mümkün. Belki de tek başına kuluçkaya yatmak, en değerli deneyimlerden biridir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper yeni girişTürkçe Forum