İsrail Birleşmiş Milletler Üyesi mi? Kahve İçerken Düşündüklerim
İzmir’in Alsancak sokaklarında, elinde simit ve latte ile yürürken kendi kendime soruyorum: “Acaba İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi?” Arkadaşlarım bana bakıp “Yine mi siyasi?” diyecekler ama işin ilginç yanı, bunu düşünürken bile komik sahneler kafamda canlanıyor. Mesela, geçen gün kahve siparişi verirken barista bana “Hangi kahve?” diye sordu, ben de “İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi?” diye cevap vermek istedim ama susup cappuccino dedim.
Birleşmiş Milletler Mi, Yoksa Kahve Kulübü Mü?
Düşünsene, dünyanın dört bir yanından devletler bir araya gelmiş, toplantılar yapıyor, “Kim kiminle anlaşacak?” derken ben de İzmir’de kahve köşemde oturuyorum. Arkadaşım Mehmet araya giriyor:
— Ne bakıyorsun öyle?
— İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi, diye düşünüyorum.
— Aa tamam… (gülüyor) Kahveye mi bakıyordun yoksa siyasi meseleye mi?
İşte burası benim kafamın oyun alanı: gündelik hayat ve küresel diplomasi bir arada. Kahve içerken aklımda BM toplantıları, temsilciler, kararlar… ve ben bir yandan simidimi ısırıyorum.
İzmir’de Siyasi Ders: Balkon Sohbetleri
Geçenlerde balkona çıktım, komşu Cemal Abi de oradaydı. Elinde çay, elinde gazete:
— İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi, diye merak ediyorsun değil mi?
— Evet… ama merak işte, hem gülmek de istiyorum, hem öğrenmek…
— Hadi bakalım, bak bakalım, BM’ye üye. Ama anlamak için bütün kuralları okumaya gerek yok.
İşte tam o anda iç sesim devreye giriyor: “Tamam, Cemal Abi doğru söylüyor ama ben bunu nasıl mizahi hale getiririm ki?” Bu içsel diyalog beni hep yaratıcı yapıyor. Kendime gülüyorum, çünkü bir yandan BM’nin ciddi kuralları, diğer yandan benim simidim ve latte’m var.
Gündelik Hayat ve Devlet Üyeliği
Düşün: Arkadaş ortamında bir tartışma başlıyor:
— İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi?
— Evet, niye?
— Çünkü geçen gün sosyal medyada tartışma çıktı, bir grup “hayır” diyordu.
İşte burada devreye mizah giriyor. Ben de diyorum ki:
— Arkadaşlar, üyelik listeye bakmak kadar kolay bir şey yok. Hem, BM’ye üye olmak bir bakıma VIP kulüp kartı almak gibi. Ama kimse size ücretsiz kahve vermiyor.
Böyle söyleyince herkes gülüyor, ama aynı zamanda öğreniyor. Ben de izmirli bir genç olarak hem güldürüyorum hem düşündürüyorum; işte o anlarda kendimle dalga geçiyorum, çünkü bazen konuları fazla kafaya takıyorum.
Kendi Kendime Sorduğum Sorular
Kendi kendime sorular soruyorum:
“Acaba BM toplantıları İzmir’de olsaydı nasıl olurdu?”
“Ben simit yerken diplomatlar nasıl tartışırdı?”
“İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi, diye soran gençlerin sayısı acaba kaçtır?”
Ve tabi ki hayal gücüm burada devreye giriyor. Kendime diyorum: “Hadi bakalım, bu soruyu mizahi bir şekilde blog yazısına nasıl taşırız?” İşte tam da burada gündelik hayat ve küresel meseleler birleşiyor.
Sonuç: BM Üyeliği ve Latte Arasında Denge
İsrail, evet, Birleşmiş Milletler üyesi. Ama bu bilgiye ulaşırken kafamda kahve fincanları, simit kırıntıları ve komik diyaloglar dönüp duruyor. Arkadaş ortamında bu konuyu açtığımda herkes ya gülüyor ya da “Yine mi siyasi?” diyor. Ama en önemlisi, insan hem öğreniyor hem eğleniyor.
İşte bu yüzden, İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi sorusu, benim için sadece bir bilgi değil; aynı zamanda gündelik hayatla, esprilerle ve içsel diyaloglarla süslenmiş bir düşünce oyunu. İzmir’in sıcak sokaklarında, simit kırıntıları arasında, latte buharı yükselirken, global diplomasi hakkında düşünen bir genç olarak, hem komik hem düşündürücü bir bakış açısı yakalamış oluyorum.
Mini Diyalog: Ben ve İç Sesim
— BM üyeliği ne demek, acaba?
— Dünya kulübü, ama VIP kartlı, kahvesiz.
— O zaman simidimle oturup düşünmem yeterli mi?
— Kesinlikle, ama latte’siz olmaz!
Ve böylece, gündelik hayatın mizahı ile küresel meseleler birleşiyor, İsrail Birleşmiş Milletler üyesi mi sorusu sadece bir bilgi değil, aynı zamanda bir kahve sohbetine dönüşüyor.
—
Toplamda hem bilgi verici hem de mizahi bir yazı ortaya çıktı. Artık bir arkadaş ortamında bu konuyu açarken hem gülebilir hem düşündürebilirsiniz.